Demokrasi ve Insan Haklari Gelisimi (DIHAG) “Çocuklara Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamasinin Güçlendirilmesi: Ankara Ili Pilot Projesi” Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ile hibe sözlesmesi Haziran 2007'de imzalanacaktir.”
Avrupa ülkelerinde “probation” ve “supervision” adıyla bilinen çocuk adaleti ara mekanizması Türkiye'de 70'li yılların ikinci yarısından bu yana var olmakla birlikte, çok çeşitli etmenler nedeniyle yeterince etkili ve verimli bir şekilde işletilememiştir. 2005 yılında Türkiye Ceza Adaleti sisteminde meydana gelen köklü yeni yasal düzenlemeler çocuk adaleti sistemine de yansımıştır. Daha once gözetim adıyla bilinen, yukarıda adı geçen bu ara mekanizma, hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik olarak yapılandırılmış olup artık “denetimli serbestlik” adıyla bilinmektedir. Ancak daha önce de söz konusu olan etmenlerin pek çoğunun değişmemiş olması nedeniyle uygulamada ciddi sıkıntılar çekilmektedir. Öte yandan alanla ilgili akademik düzeyde çeşitli çalışmalar var olmakla ve çeşitli uygulama sonuçlarına ulaşılabilmekle birlikte, önemli bir bilgi kaynağı eksikliğinin yanı sıra uygulamanın etkililiğini, verimliliğini ölçebilecek bir sistemin eksikliği çekilmektedir.
Bu proje, yukarıda anılan gerekçe ve sıkıntıların çözülmesine katkıda bulunmak üzere Ankara il sınırlarında bir yönü araştırmalara bir yönü ise bu ara mekanizmanın ihtiyaç duyduğu çokkurumlu ve çokalanlı yapının kurulmasına yardımcı olacak bir model oluşturmaya dayanmaktadır. Projenin hedefi denetimli serbestlik (DS) mekanizmasına dahil olması gereken kurum ve kuruluşlar arasında etkili ve verimli bir işbirliği kurmaktır.
Bunun için Proje (a) kurumların konuyla ilgili kapasitelerini, ilgilerini ve kaynaklarını belirlemeyi (b) yararlanıcı kitlenin ve yakın çevresinin niteliğini ve ihtiyaçlarını belirlemeyi (c) DS mekanizmasına dahil kurum ve kuruluşlar içinde ve arasında konuyla ilgili işleyişi belirlemeyi ve sorun saptayarak çözüm önerisi geliştirmeyi, dolayısıyla da (d) mekanizmanın verimli, etkili ve sürdürülebilir bir şekilde işlemesini sağlamaya katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Bu amaçlara ulaşabilmek için ise (1) ön hazırlık ve yararlanıcı kitleye tanıtımı (2) yararlanıcı hedef kitleye ve yakınlarına yönelik veri toplama, (3) kurum ve kuruluşlara yönelik paydaş analizi, (4) birincil paydaşlara yönelik çalıştay, (5) ikincil paydaşlara yönelik çalıştay, (6) genel paylaşım ve aktarım toplantısı, (7) görüş birliği sağlama toplantısı, (8) eylem planı toplantısı, (9) eylem planı izleme-değerlendirme ve (10) projenin görünürlüğü ve yaygınlaştırılması faaliyetleri yapılacaktır.
Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği Proje yürütücüsüdür. Proje ortağı Ankara Barosu, iştirakçisi ise Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığıdır.
DS kanunu geçen yıl Temmuz ayında yeni yürürlüğe girmiş, bugüne kadar yaklaşık 133 şube müdürlüğü kurulmuş ve yine yaklaşık 1100 kadar uzman (sosyolog, öğretmen, psikolog) istihdam edilmiştir. DS personeli bir eğitim almış olmakla birlikte bir sosyal ağ kurmak, işbirliği sistemleri oluşturmak vb. konularda bilgi ve deneyimin arttırılması, mekanizmanın güçlendirilmesi gerekmektedir.
Sorunlar:
• Merkezi hükümetin ikameti olmak bir yandan avantaj sağlamakla birlikte Ankara, özellikle merkezi hükümet birimlerinin birbirlerine yakınlıkları hareket kabiliyetlerini bazen sınırlandırmaktadır. Bu sorun, projenin akış hızıyla ve itici gücüyle çözülebilir.
• Yararlanıcı kitleye erişim, DS kararını alan çocuk ve ailesinin Ankara il sınırları dışına çıkması nedeniyle zaman zaman sorun çıkarabilmektedir. Bu sorun, olanaklar elverdiğince geriye dönüşlerin saptanmaya çalışılması ve örneklemin geniş tutulmasıyla çözülecektir.
• Proje ekibinin, yararlanıcı kitlenin hakkında yazılan raporlara “gizlilik ilkesi” esas olmak suretiyle erişimi olanaklıdır. Ancak bu konuda kamu kurumlarının aşırı hassasiyet göstermesi beklenebilir. Bu sorun, konuyla ilgili yaptırımları olan bir sözleşmenin yapılması ile aşılabilir.
İhtiyaçlar:
• Projenin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için proje sahibi, ortağı ve iştirakçiler arasında mutlak bir eşgüdüm ve işbirliği sözkonusu olmalıdır. Bu gereksinim, ilgili kurumlar ve kuruluşlar arasında bir protokolle düzenlenebilir.
Sosyal ağda bulunması gereken eğitim, spor, sağlık vb. konularda hizmet veren çeşitli kamusal, sivil ve akademik kuruluşlar da proje faaliyetlerinde katılımcı olmanın yanı sıra eylem planını geliştirip uygulamaya dönüştürmeleri açısından projenin diğer iştirakçileri olarak kabul edilmelidir. Proje yararlanıcıları ise uzun vadede çocuklar ve yakın çevreleri olacaktır. Ayrıca orta ve kısa vadede ülkenin adalet sistemi ve eylem planı çerçevesinde belirtilen konu üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak etkisi olan diğer kurum ve kuruluşlara ilişkin sistemler (eğitim sistemi, sağlık sistemi vb.,) dolaylı hedef kitle ve dolaylı proje yararlanıcısı olacaktır.
Projenin hedefi DS mekanizmasına dahil olması gereken kurum ve kuruluşlar arasında etkili ve verimli bir işbirliği kurmaktır. Bunun için Proje (a) kurumların konuyla ilgili kapasitelerini, ilgilerini ve kaynaklarının belirlemeyi (b) yararlanıcı kitlenin niteliğini ve ihtiyaçlarını belirlemeyi (c) DS mekanizmasına dahil kurum ve kuruluşlar içinde ve arasında konuyla ilgili işleyişi belirlemeyi ve sorun saptayarak çözüm önerisi geliştirmeyi, dolayısıyla da (d) mekanizmanın verimli, etkili ve sürdürülebilir bir şekilde işlemesini sağlamaya katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu proje ile:
a. Genel Program hedefleri çerçevesinde: Sosyal hakların korunmasını ve adalete erişimi amaçlayan sivil girişimler aracılığıyla bütüncül bir insan hakları kültürünün gelişmesine katkıda bulunulması, yararlanıcı hedef kitlenin ihtiyaç analizi sayesinde sürecin iyileştirilmesi konusunda katılımın arttırılması, kamu ve sivil kesim arasında/içinde işbirliği ve eşgüdüm oluşturulması beklenmektedir.
b. Proje kapsamında: Mekanizmaya doğrudan ve dolaylı dahil olan tarafların (hizmet veren) açık biçimde tanımlanmış olması, yararlanıcı hedef kitlenin (hizmet alan) etkilenme düzeyleriyle ihtiyaçlarının saptanmış olması, bu iki taraf arasındaki ve içindeki iletişimin iyileştirilmiş olması, konuyla ilgili gerek bu iki taraf gerekse kamuoyunda bilinç ve duyarlık arttırılması, DS mekanizmasında işlerlik artışı, uygulama sonuçlarını izlemek üzere bir sistem geliştirilmiş olması, sonuç itibarıyla yeniden uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model kurulmuş olması beklenmektedir.
Proje, sivil aktörlerin konuya daha duyarlı, daha bilinçli hale gelmesine ve harekete geçmeye daha eğilimli hale gelmesine katkıda bulunacaktır. Ayrıca bu projeyle kamu nezdinde sivil toplum sektörünün daha fazla meşruiyet kazanması sürecine destek olunacağı düşünülmektedir. |